Asıl sansür zihinlerdeki sansür!

Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada *

Bugünlerde konuşulan şey bizi fazlasıyla(!) düşünen devletimizin 22 Ağustos'ta internetin zararlı etkilerinden korunmamız için sağladığı büyük kolaylık, biliyorsunuzdur. Bilmiyorsanız Serdar Kuzuloğlu'nun şu yazısını okuduktan ya da internette biraz araştırma yaptıktan sonra yazımın kalanını okuyabilirsiniz eğer isterseniz.
Standart Paket - 22 Ağustos - Sansür

Konunun detaylarına girmeyeceğim burada. Benim canımı sıkan şey meselenin tartışılma şekli. Bu sabah gazetelere göz attıktan sonra aklıma gelmişti ve twitter'da da paylaşmıştım. Bu ülkede olan her kötü şeyden sonra ya da iktidara tepki gösterildiğinde hep dış mihrakların oyunu bu denirdi. Artık her kötü şey için suçlu derin devlet, iktidara tepki gösteren herkes Ergenekon üyesi. 22 Ağustos'la ilgili olarak da benzeri bir şey yaşanıyor yine. Köşe yazarları, bir sürü akademik titre sahip insanlar, kitaplar yazanlar gazetelerde, twitter'da olan bitenin aslında abartıldığını, aslında ne kadar güzel bir şey olduğunu, yasaklama falan olmadığını anlatıp üstüne bir de aslında bu kararın şubatta alındığını neden şimdi tartışıldığını tartışmak gerek diyerek bunun seçim öncesi siyasi bir çaba olduğunu söylüyorlar. Ki yarın öbür gün birisi de çıkıp her şeyin Ergenekon terör örgütünün işi olduğunu söyleyecektir eminim.

İnsanlar nasıl bu kadar bakarkör olabiliyorlar anlayamıyorum. Onların gözleri var ama görmezler diyenler kendi at gözlüklerini ne zaman çıkaracaklar çok merak ediyorum. Derdim herhangi siyasi bir parti ya da siyasi bir düşünce değil. Derdim ülkenin geldiği hâl!

Bir devletin internete erişimle ilgili paketler icat edip bunu çok iyi bir şeymiş gibi insanlara anlatması, köşe sahiplerinin aman da ne güzel demesi, zaten istemiyorsanız hepiniz standart pakette kalacaksanız değişen bir şey olmayacak, sansür falan ne saçmalıyorsunuz deyip içimizi rahatlatması! Kaynayan suya atılan kurbağayı hatırlıyoruz dimi hepimiz? Yarın öbür gün pek düşünceli devlet yetkililerimiz bizlerin iyiliği için standartları da belirleyebilirler değil mi? Örneğin müstehcenlik. TDK müstehcen için "Açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız" diyor. İstisnasız tüm gazete websitelerini, haber sitelerini, arkadaşlık sitelerini, sosyal platformları, oyun sitelerini, sözlük sitelerini, kişisel blogları vs..vs.. bu maddeyle kapatabilirim yetki ben de olsa. Hiç zor değil!

Azıcık elinizi vicdanınıza koyun, tüm siyasi düşüncelerinizi bir kenara bırakın, tüm düşmanlıklarınızı bir kenara bırakın ve bu ülke için, birey olarak sizin için neyin iyi olacağına kendiniz düşünerek karar vermeye çalışın! Siyasi düşüncelerinizin, ön yargılarınızın düşüncelerinizi sansürlemesine izin vermeyin! 

Yoksa günün birinde düşünmenize zaten izin vermeyecekler!

* İmlasız / Ahmet Telli

0 yorum:

Yorum Gönder

Lütfen isimsiz yorum bırakmayın.